Hukuki Foto

Atatürk’ün az bilinen fotoğrafları

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet öncesi ve sonrasına ilişkin az bilinen fotoğrafları ile bazı belgeler günyüzüne çıktı.

Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik ETÜT (ATASE) Daire Başkanlığı arşivlerinden derlenen 25 fotoğraf ve bazı belgeler, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü ve Atatürk Haftası kapsamında Anadolu Ajansı (AA) ile paylaşıldı.

Fotoğraflarda, 79 yıl önce 10 Kasım 1938’de hayata gözlerini yuman Atatürk’ün, sağlığında Türkiye’nin dört bir yanına gerçekleştirdiği ziyaretleri ve günlük hayatından kesitleri yansıtan kareler yer aldı.

Atatürk’ün, 1917’de 2’nci Ordu Komutanı olarak görev yaptığı Diyarbakır’da iki subay ve bir çocukla çektirdiği fotoğraf dikkati çekti.

Fotoğrafların yanı sıra Atatürk’ün 57 yıl süren yaşamına ilişkin bazı belgeler de paylaşıldı. Atatürk’ün, ordunun, Sakaryanın doğusuna çekilmesi emri ile Tekalif-i Milliye Emirleri’ni içeren belgelerin yanı sıra Atatürk’ün, Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında TBMM tarafından kendisine verilen “Mareşal” rütbesi ve “Gazi” unvanı dolayısıyla 19 Eylül 1921’de TBMM’de yaptığı teşekkür konuşması da paylaşılan belgeler arasında yer aldı.

Belgeler arasında bulunan Atatürk’ün kaburga kemiğinin kırıldığını gösteren rapor dikkat çekti. Atatürk’ün, Sakarya Savaşı öncesi cepheyi denetlerken attan düşmesi olarak bilinen olay sonrası doktor muayenesiyle bir kaburga kemiğinin kırıldığı ve yapılan tedavinin ardından 17 Ağustos 1921’de tekrar karargahta bulunacağına ilişkin ifadeler de bulunuyor.

Osmanlı Mebusan Meclisinde, 28 Ocak 1920’de 121 mebusun imzaladığı Misakı Milli Belgesi, Atatürk’ün, 1 Eylül 1922’de Dumlupınar’da orduya hitaben yazdığı “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri” emrinin Batı Cephesi birliklerine yayımlanmasına ilişkin yazısı ile Anadolu Ajansı’nın kuruluşuyla ilgili tamim de paylaşıldı.

Atatürk’ün vefatı üzerine, doktorlarının düzenlediği 10 Kasım 1938 tarihli resmi ölüm raporu da paylaşıldı.

Etiketler

Yazar hakkında

Hukuki

Hukuki

Sosyal Ağ

Molierac

“görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hakime, hele ne iktidara tabiyiz. bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. en kıdemsizin en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. avukatlar tarih boyu köle kullanmadılar ama hiçbir zaman efendileri de olmadı!”

Reklam